bürümek

-i
1. 覆盖, 遮盖: Gözlerini yaş bürüdü. 泪水遮住了他的双眼。Tarlayı otlar bürümüştü. 地里长满了草。
2. 转́ 笼罩: Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi. 你的心里太悲观了。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bürümek — i 1) Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek Tarlayı otlar bürümüştü. N. Nâzım 2) mec. Çok, güçlü etkilemek Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi. N. Ataç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırs bürümek — gözünü hırs bürümek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözünü bürümek — (bir şey) ondan başka hiçbir şeyi görmemek, tamamen ona bağlanmak Senin gözünü sevda bürümüş, bey, dedi. Sen bir İzmir e git de gönlünü eğle! Sabahattin Ali …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözünü (veya gözlerini) duman bürümek — 1) hayale dalmak, dalgınlaşmak Gözlerini de bir duman bürüyor, başını yana çevirerek uzaklara bakıyordu. R. N. Güntekin 2) hüzünlenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözünü hırs bürümek — 1) çok fazla istemek, aşırı istemek İnsanın gözünü hırs, para hırsı bürümeye görsün! S. F. Abasıyanık 2) çok öfkelenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözünü (veya gözlerini) kan bürümek — adam öldürecek kadar öfkelenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözünü kin bürümek — intikam alma duygusundan başka bir şeye önem vermemek Gözünü kin bürümüş, doğruyu eğriyi seçemiyor, kurunun yanında yaşı da yakacak. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz — is., anat. 1) Görme organı 2) Bazı deyimlerde, görme ve bakma Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3) Bakış, görüş Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 4) Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak Asıl felaket bu pınara sırt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • almak — i, ır 1) Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) i, den Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak Çocuğu okuldan aldı. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • basmak — e, ar 1) Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. C. Külebi 2) Küçük çocuklar ayakta durabilmek 3) Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek Motor… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bürüme — is. Bürümek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.